Bebeğinizin İlk Doğduğu Günden Yürüyene Kadar Çocuk Gelişimi: Uzman Röportajı

Çocuk gelişimi, bebeklikten başlayıp yetişkinliğe varan bir süreçtir. Bu yüzden, çocuğunuzun sağlıklı bir birey olması için anne karnında bebek gelişiminden çocuk gelişimi ve eğitimine ve hatta yetişkinliğe kadar olan bu süre boyunca gelişimini desteklemeniz, ileride hem ruhsal hem de bedensel olarak sağlıklı olmaları için önemlidir. Çocuklar en iyi oynayarak öğrenirler ve günümüzde çocukların oyun oynamaya ayırabildikleri süre her geçen gün azalmaktadır. Bu yazıda, ay ay bebek gelişiminden çocukluğa kadar uzanan süre zarfında çocuk gelişimi ile ilgili bilgilere yer verdik. Ayrıca, deneyimleyerek öğrenme ve çocuk gelişiminde ailenin önemi gibi konular hakkında Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Prof. Dr. Yankı Yazgan ile bir uzman röportajı hazırladık.

Bebek: Gelişim & İlk Öğrenim

Bebek gelişimi iki anlama gelebilmektedir:

  • Anne karnındaki gelişimi
  • Doğduktan sonra bebeğin öğrendikleri

Bebeğin anne karnındaki gelişiminin için sağlıklı olması için dikkat etmeniz gereken başlıca maddeler:

  • Stresten uzak durun
  • Beslenmenize dikkat edin
  • Alkol ve sigara gibi unsurlardan uzak durun
  • Temizliğe dikkat edin. Hamilelik sırasında kapacağınız enfeksiyonlar bebeğin gelişimini de etkileyebilir
  • Doktor kontrollerinizi aksatmayın. Her tahlilin süresi olduğu için geciktirmemeniz gerekir

Bebeğin doğduktan sonraki öğrendikleri ise sizin bebeğinizin gelişimini ne kadar desteklediğinize bağlıdır. Bebeklerde dil gelişimi, ses, tat, renk, koku gibi unsurlar bebek gelişiminin başlıca unsurlarıdır. Aşağıdaki görselde bebeğinizin hangi aylarda neler yapabildiği hakkında bazı bilgiler bulabilirsiniz.

  çocuklar için  

Yürümeye Başlayan Çocukların Gelişimi & Eğitimi 

Çocuklar büyüdükçe gelişimleri de devam eder. Her yaşta çocuklar yeni şeyler keşfedip farklı alanlarda kendilerini geliştirmeye devam ederler. Okula gitmek, çocukların yeni insanlarla tanışarak sosyal becerilerinin, özgüvenlerinin ve iletişim yeteneklerinin gelişmesine yardımcı olur. Okul akademik ve sosyal yönden gelişmelerini sağlarken, dışarıda oyun oynamak hayatı keşfetmelerine yardımcı olur. Çocuğunuz büyüdükçe gelişimlerini nasıl desteklemeniz gerektiğini bilmek zorlaşabilir, bu yüzden Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Prof. Dr. Yankı Yazgan’dan bazı sorularımızı cevaplamasını istedik.  

“Çocukları Geleceğe Hazırlamak” konusunda en çok sözü geçen kavram “deneyimleyerek öğrenmek”. Peki, deneyimleyerek öğrenmek derken tam olarak ne kastediyorsunuz?

Yaparak, deneyimleyerek öğrenmenin ilk ve en temel basamağı duyularımızın hepsini, bir arada harekete geçirmeye dönük aktiviteler yapmaktır. Çocuklar etraflarındaki dünyayı bizzat kendileri keşfedince, anlayınca ve başkalarıyla iletişim halinde olunca, duyularını daha fazla harekete geçirdiklerinde bu süreçte deneyimlediklerinden bir anlam çıkarıyorlar: ‘Ne yaşadım? Neden bu şekilde yaptım?” diye düşünmeye başlayarak, sözcük ve dil dünyalarını da harekete geçirmiş oluyorlar.

Bu deneyimler çocuklar için hatırlanması kolay, hem görseli hem de sözeli olan bir tür veri olarak gelecekte kullanacakları gelişim banka hesaplarına yatırım olarak geçiyor. Bir sonraki aşamada ise yaşadıklarından öğrendiklerini başka bağlamlarda, ortamlarda, kişilerle tekrar tekrar uygulayarak, adeta bir elbise provası gibi test ederek, yenileyerek ve düzenleyerek gelecekte bir yetişkin olarak kullanacakları çok temel yetkinlikler elde ediyorlar.  

OMO’nun gerçekleştirdiği Global Çocuk ve Oyun Araştırması’nı bizim için biraz anlatabilir misiniz? Sonuçları nedir ve  bu sonuçları nasıl yorumluyorsunuz?

“Kirlenmek Güzeldir” kampanyasının ilk yıllarında çocukların hem fiziki hem de yaratıcı yeteneklerini geliştirebilmeleri için düşe kalka büyümek ve “kirlenmeksizin” öğrenememek gibi temalara odaklanıldı. Kirlenmek Güzeldir’in son döneminde ise çocukların fiziksel açıdan daha aktif olarak oyun oynadıklarında kazandıkları değerlerin altı çizildi. Bugünkü odak: Dünyanın hemen hemen her yerinde anne babalardaki gelecek endişesi. Ebeveynler hayatın değişim hızı nedeniyle geleceğe dair öngörüler geliştirmekte zorlanıyorlar. Belirsizlikler çocuklarını geleceğe hazırlamak için yaptıklarından emin olmalarını engelliyor. Çocukların geleceğe hazırlığında her şeye hazır olabilmelerini sağlayacak esneklik ve problem çözümü becerilerinin gelişimi için en temel ihtiyaç daha önce de bahsettiğimiz gibi deneyimleyerek, yaşayarak, yaparak öğrenme. 

Bunun için de en etkili ve pratik yol açık havada ve kurgulanmaksızın oynanan oyunlar. 2016’da  OMO tarafından 10 ülkede 12 bin ebeveynle gerçekleştirilen Global Çocuk ve Oyun Araştırması sonuçları çarpıcı. Araştırmanın Türkiye’ye ilişkin sonuçları da oldukça dikkat çekici. Örneğin:

  • Türkiye’de her on çocuktan altısı (%61) ortalama bir günde bir saat ya da daha az süre dışarıda oyun oynuyor.
  • Türkiye’de yaklaşık her yedi çocuktan biri (%14) ortalama bir günde hiç dışarıda oyun oynamıyor.
  • Türkiye'deki ebeveynlerin %94'ü oyun oynama fırsatına sahip olmayan çocukların öğrenmede zorluk yaşayacağına, %70'i ise çocuklarının dışarıda oynamak için yeterli fırsata sahip olmadığına inanıyor. Ebeveynlerin %59’u çocuklarının kapalı alan ve açık hava oyunları arasında daha iyi bir dengeye sahip olmasını istiyor.
  • Türkiye’deki ebeveynlerin %57'si, çocuklarının kendi çocukluk dönemlerine kıyasla daha az oyun oynama fırsatına sahip olduğuna inanıyor.
  • Ülkemizde her 10 ebeveynden 9'u (%90) çocuklarının gerçek hayatta spor yapmak yerine sanal ortamda spor oyunları oynamayı tercih ettiğini belirtirken, her 2 ebeveynden 1'i (%50) çocukları ile açık havada oyun oynamak için zamanlarının olmadığını söylüyor.

OMO Global Çocuk ve Oyun Araştırmasının sonuçlarına göre tüm dünyada çocukların açık havada oyun oynama süreleri giderek azalıyor ve oyun alışkanlıklarındaki dengesizlik artıyor. Bu maalesef pek iyi bir haber değil.  

3. Açık havada oyun oynamanın önemi nedir? Oyun oynama alışkanlıklarındaki dengesizlikler neler?

Çocuklarımızı geleceğe hazırlamak istiyorsak, değişen durumlara uyumlanma ve koşullar karşısında esnek olabilme yetkinliklerini onlara kazandırmalıyız. Oynayarak ve yaparak öğrenme çocukların değişim içinde yollarını bulabilmelerini sağlayacak temel yetkinliklerin edinilmesine ve gelişmesine  yardımcı olur. Çocukların bu yolla kazanacakları ve onları geleceğe hazırlayacak yetkinlikler arasında kendini tanıma, empati, iletişim becerileri, motivasyon, hedef belirleme, geleceği planlama, sorun çözme, öfke - stres - zaman yönetimi, sabır ve uzlaşmacılık yer alır. Bu tür yetkinlikleri çocukluktan itibaren gelişmiş olan bireyler, farklı durumları yönetmek için bu yetkinlikleri rahatça kullanırlar. Tüm oyun biçimleri çocuklar için çok önemli. Ancak açık havada oyun oynamak diğer oyun türlerinin sağlayamayacağı öğrenme ve gelişim faydaları sunuyor. Ebeveynler dışarıda, açık havada oyun oynamanın öneminin farkındalar.

Ancak modern hayatın baskıları nedeniyle ebeveynlerin yarısı dışarıda oynayan çocuklarını gözetmek veya onlarla beraber dışarıda oyun oynamak için az zamanları olduğunu ya da hiç zamanları olmadığını belirtiyor. Türkiye’de ebeveynlerin yarısı yaşadıkları toplulukta çocuklarının güvenli bir şekilde oynamaları için uygun alanlar bulunmadığını belirtiyor. Çocukların oyun oynama süreçlerinde dengesizlik ortaya çıkıyor. Oyun oynama dengesizliğine en fazla etkisi olan 3 öğe; ebeveynlerin aşırı kontrolcü yaklaşımı, çocukların ekranlara olan aşırı ilgisi ve çocukların gündelik programlarının giderek yoğunlaşması. Burada ebeveynin görevi çocuklarının oyun oynama konusunda doğru dengeyi bulmalarında kendilerine yardımcı olmak.  

4. Teknolojinin yaratıcılığı engellediğini düşünüyor musunuz?

Kesinlikle hayır, teknoloji harika bir kolaylaştırıcı olabilir. Ancak araştırma ebeveynlerin %85'inin (Türkiye %87) çocuklarının teknoloji olmadan oyun oynadıklarında daha yaratıcı olduklarına inandıklarını ortaya koyuyor. Ebeveynlerin %60'ı (Türkiye %81) çocuklarının teknolojiyi kullanmadan nasıl oyun oynayacaklarını bilmediklerini belirtiyor. Bu nedenle teknolojiyi nasıl kullanacağımız çok önemli. Pasif oyunlara yönlenmeden bu alanın farklı yönlerini keşfetme, araştırma yapmak çok daha faydalı olacaktır.  

5. Çocukların gündelik programlarının yoğunluğu ile ilgili anne-babaların yapması/düzenlemesi gereken konular nedir?

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de aileler çocuklarının zaman programlarını giderek daha fazla aktivite ile dolduruyor. Bu ister onları meşgul etmek, ister spor ya da akademik başarılarına katkıda bulunmak için olsun, çocukların zamanları giderek daha fazla çerçevesi tanımlı programlara yöneliyor. Türkiye’de ebeveynlerin %78'i yeterli kalitede öğrenme ve gelişim sağlamaları için çocuklarının zamanını yönetmekte bazen zorluk yaşadığını belirtiyor.

Bu konuda da, çocukların hayatında bu tür yapılandırılmış aktiviteler ile serbest oldukları aktiviteler arasında bir denge kurmalı. Çünkü çocuklar serbestçe deneyimleyebildikleri, kurallarla sınırlandırılmadıkları, keşfetmenin kendilerine kaldığı aktivitelerle öz yönetimlerini geliştirebiliyorlar. Problem çözme, karar verme, planlama, düşünce ve duygularını kontrol etme yetenekleri serbest olduklarında daha etkili bir gelişim gösteriyor.  

6. Ailelerin aşırı kontrolcü olması oyun dengesini nasıl etkiliyor?

İnsanlar anne ve baba olacaklarının bilgisini aldıkları ilk gün adeta kaygı düğmelerine basılır. Çocuklarımızın güvenliği ve sağlığı konularında endişeler taşımamız doğanın bir kanunu, çünkü dünyaya geldiğinde hayata dair hiçbir bilgisi olmayan tek canlı insan yavrusudur. Bu nedenle korunması, büyütülmesi, eğitilmesi gerekir. Ancak bu durumu kontrol altına almak gereken zamanlar da var elbette. Çocuklarını her türlü zorluktan ve riskten korumaya çalışan ebeveynlere “helikopter ebeveyn” diye bir isim veriliyor dünyada.

Sorun olduğunda anne baba hemen olaya dahil olup çocuğu kurtarıyor. Bu trend hem ülkemizde hem dünyada çok yaygın. Risk almamak için kontrolcü davranmayı tercih eden ebeveynlere göre ev çocuklar için en güvenli yer. Ev, onlar için dışarıda yaşanabilecek kazalara, soğuğa, sıcağa ve daha pek çok riske karşı bir kale. Ancak bu kalede yeterli uyaran olmadığı gibi, çocukların karşılaşması gereken zorluklardan paylarına düşen dersleri alma şansı da yok. Araştırmaya göre de Türkiye’deki ebeveynlerin % 81’i çocukların farklı yaş dönemlerinde ihtiyaç duydukları faaliyetler hakkında daha fazla bilgi almak istiyor. O yüzden ailelere çocuk gelişimi konusunda biraz daha araştırmacı olup, çocuklarının oyunlarına ve aktivitelerine doğrudan müdahil olmadan ama elbette güvenliklerini gözeterek onlara deneyimleyerek öğrenme şansı tanımalarını öneriyoruz.   Çocuğunuz sürekli gelişir – yetişkin olarak biz bile her gün yeni şeyler öğrenip keşfediyoruz ve çocuklarımızla büyüyoruz. Çocuklarınızı küçük yaştan itibaren farklı tecrübeler edinmesini sağlayarak gelişimlerini destekleyebilir ve aynı zamanda sağlıklı ve mutlu bir hayat yaşamalarına yardımcı olabilirsiniz. Açık havada oynanan oyunlar, çocuk gelişiminin farklı alanlarını destekler – sosyal becerilerden yaratıcılığa, özgürlüğe ve özgüvene kadar.

Çocuklarınızı dışarda oynamaları için destekleyin, oyun fikirleri için “Çocuklar için Topla Oynanan Oyunlar”, “Çocuk Bahçesi Oyunları için Fikirler”, “Çocuklar için Eğlenceli Yaz Aktiviteleri”, “Çocuklar için Dışarıda Oynanan Oyunlar” ve “Dünya Oyun Günü: Çocuklar için En Güzel Sokak Oyunları” adlı yazılarımıza göz atabilirsiniz.

İnternet sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Çerezler, internet sitemizin kullanımını ve işlevselliğini geliştirmenin yanı sıra analitik ve reklam amaçlı olarak da kullanılmaktadır. Çerezleri nasıl kullandığımızı ve çerez ayarlarınızı nasıl değiştireceğiniz hakkında daha fazla bilgi için Gizlilik ve Çerez Politikamız'ı ziyaret edebilirsiniz. Ayarlarınızı değiştirmeden bu siteyi kullanmaya devam ederseniz çerezleri kullanmamızı kabul etmiş sayılırsınız.
X