Skip to content
Dr. Yankı Yazgan

Dr. Yankı Yazgan’dan KOVİD-19 Salgını Sürecinde Ebeveynlere Destek

İçinden geçtiğimiz ve belirsizliğin hâkim olduğu bu dönemde, çevrelerinden duydukları sebebiyle kafalarında soru işaretleri oluşan çocukların da en büyük ihtiyacı güvende olduğunu bilmek ve güven duymak. 15 yılı aşkın süredir “Kirlenmek Güzeldir” yaklaşımıyla ebeveynlere çocuklarının gelişiminde deneyimlere ve keşfederek öğrenmeye yer vermeleri konusunda ilham veren OMO, bu yolculuğa eşlik eden Dr. Yankı Yazgan’ın önerileriyle bu dönemde de ebeveynlere destek veriyor. Dr. Yankı Yazgan salgın döneminde birlikte evlerinde kalan ebeveynlerin ve çocukların hayatını kolaylaştıracak tavsiyeler sunuyor.

Evde olmak toplum sağlığı açısından sağladığı faydaların yanı sıra ebeveynlerin çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmesine de olanak tanır. Ancak evde olmak yetersiz fiziksel aktivite, bozulan uyku düzeni gibi olumsuz sonuçlar da doğurabilir. Hayat düzenindeki değişiklik, öğretmen ve okul arkadaşlarından soyutlanma, kaygı, kişisel alanın olmaması aile bireyleri arasında gerginliğe sebep olabilir; ebeveynler bu süreçte can sıkıntısı ve yılgınlık hissedebilir.

Okulların kapandığı bu dönemde tüm ebeveynlerin kafasında benzer sorular var: Evde çocuklarımızla ne yapabiliriz, birlikte nasıl zaman geçirebiliriz? İşte birkaç öneri:

  • Evdeki düzeni koruyun: Çocuklarınızla günlük bir düzen planlayın. Okuma, ödev, serbest zaman, yemek saati, aile aktivite saati, uyku saati gibi… Günlük aktivitelerin arasına molalar da koyun. Evden çalışıyorsanız bu günlük programı çocuklarınıza anlatın ve ne zaman meşgul olduğunuzu anlamalarını sağlayın. Siz çalışırken onların da bir şeyle ilgilendiğinden emin olun ve düzenli olarak onları kontrol edin. Ayrıca çocuklarınızı ev işleri konusunda size yardım etmeleri için teşvik edin.
  • Televizyon ve bilgisayar kurallarını düzenleyin: Çocukların ekran kullanımını sınırlandırmak önemli olsa da bu dönemde kurallar biraz esneyebilir. Belirli aralıklarla birkaç saat TV izlemelerine ve bilgisayar oyunu oynamalarına müsaade edin.
  • Serbest oyun için bir alan yaratın: Evinizde oyun için ayırabileceğiniz bir alan varsa çocuklarınıza oyuncaklar ve oyun aktiviteleri konusunda birden fazla seçenek sunun. Çocuklar kendi başlarına etrafı keşfederek oyunlar üretebilir.
  • Ailece zaman geçirin: Birlikte kutu oyunları oynayın, egzersiz yapın, çocuğunuzun yaşına uygun dizi ve filmleri izleyin.
  • Sabit bir uyku düzeni kurun: Özellikle yaşı büyük çocuklar daha geç uyumak ve uyanmak isteyebilirler. Beden ve zihin sağlığı için yararlı olmayan bu duruma karşı bir uyku düzeni oluşturun ve uyku saatinden en az 1 saat önce ekran kullanımını sınırlayın.
  • Çocuklarınızın bireysel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurun: Bazı çocuklar diğerlerine göre daha fazla kurala ve düzenlemeye ihtiyaç duyabilir. Çocuklarınızın ihtiyaçlarına göre kurallar belirleyin ve gerektiğinde esnetin.
  • Kendinize zaman ayırın: Çocuklarınıza kendinize zaman ayırmaya ihtiyaç duyduğunuzu anlatın ve onları da bireysel vakit geçirmeye teşvik edin.

 

EBEVEYNLER ÖĞRETMENLİK YAPMAK ZORUNDA KALIRSA…

Birçoğumuz için uzaktan eğitim yeni bir deneyim. Ebeveynler için evlerini sınıfa dönüştürmek kolay olmayabilir. Ama hazırlanmak için yapılabilecek birkaç şey var:

  1.  Sessiz ve düzenli bir öğrenme alanı oluşturun.
  2. Günlük bir program hazırlayın. Belirlenmiş bir programın eksikliği çocukların derse başlamakta zorlanmasına sebep olabilir.
  3. Bilgisayar oyunu, televizyon, sosyal medya, oyuncak ve hatta evcil hayvan dikkat dağıtıcıları azaltın.
  4. Çocuklarınızın ödev ve projelerini takip edebilmesi için bir takvim kullanın ve takvime yazılanları farklı renklerle kodlayın.
  5. Ailece bol bol egzersiz yapın. Hareket etmek ve egzersiz yapmak problem çözme becerilerimizi, hafızamızı ve dikkatimizi geliştirmemize yardımcı olur. Ayrıca stresi azaltmanın ve kaygıyla başa çıkmanın doğal bir yoludur.
  6. Çocuklarınızın öğrenirken hangi yardımı teknoloji türünden faydalanabileceğini inceleyin.
  7. Çocuklarınızın öğretmeni ile iletişime geçin. Çocuklarınızın yaşadığı zorluklar, ödevleri ve görevleri gözden geçirmek, öğretmenlerin beklentilerini anlamaya çalışın.
  8. Öğrenme sürecinde ortaya çıkan engelleri kaldırmanın yollarını arayın; çocuğunuzun yaşayabileceği zorlukları belirlemek içinde öğretmeleriyle iş birliği yapın.

 

ÇOCUKLARIN KAYGILARINI NASIL AZALTABİLİRİZ?

Çocukların içinden geçtiğimiz, rutinlerinin değiştiği ve ev dışı etkinliklerinin kısıtlandığı bu süreçte tepkileri farklılaşabilir. Ağlama ve kızgınlık hali, asabi davranışlar, yüksek kaygı ve üzüntü hali, sağlıksız yemek ve uyku alışkanlıkları, dikkat ve konsantrasyonda zorlanmanın yanı sıra fiziksel ağrılar ve yatağı ıslatma gibi eski alışkanlıklara dönüş bu dönemde gözlemleyebileceğiniz bazı davranışlar…

Bu dönemde çocuklarınızın yanında sakinliğinizi korumak onlar için en büyük destek olacaktır. Unutmayın ki, çocuklar etraflarındaki yetişkinleri örnek alır ve onlardan gördükleri şekilde davranırlar. Çocuklarınızın kaygılarını sizinle paylaşmaya teşvik etmek, konuşmaya ihtiyaç duyduklarında dinlemek, Koronavirüs hakkında onlara doğru bilgiler vermek ve sorularını yanıtlamak kaygılarının azalmasına yardımcı olabilir. Çocuğunuzun haberlere çok sık maruz kalmasına da müsaade etmemelisiniz. Gördükleri haberleri yanlış yorumlayabilir veya gereğinden fazla büyüterek korkuya kapılabilirler.

Bir diğer önemli konu da çocukların kendini güvende hissetmesi. Onlara yaşadıkları stresin normal olduğunu, kendi yaşadığınız stresle başa çıkmak için neler yaptığınızı anlatmalı ve streslerini yönetmek için neler yapabileceklerini öğretmelisiniz. Diğer taraftan sık sık el yıkama, iyi bir uyku düzeni, gün içinde egzersiz, düzenli ve sağlıklı beslenme gibi sağlıklı alışkanlıklarınızla çocuğunuza örnek olmalısınız. Uygun olduğunu düşünüyorsanız aile düzeni ve önleyici davranışları planlama noktasında çocuklarınızı sürece dahil edebilirsiniz.

 

ÇOCUKLARIN SORULARINI NASIL YANITLAYABİLİRİZ?

Ebeveynler kimi zaman çocuklarını sürecin dışında bırakarak korumaya çalışır. Ebeveynlerin bu konuda hiç konuşmaması veya yeterli bilgi vermemesi çocukların durumu farklı algılamasına ve kafalarında felaket senaryoları çizmesine neden olabilir. Aslında çocuklarınızı bu sürece dahil etmek, olanları daha iyi anlamalarını sağlamak, anlayabilecekleri düzeyde dürüst ve doğru bilgiler vermek ve kafalarında oluşması muhtemel belirsizlikleri ortadan kaldırmak hem kaygı ve korkularıyla başa çıkmalarını kolaylaştırır hem de sürece dahil kontrol sahibi olduklarını anlayarak güçlenmelerine yardımcı olur. Önemli olan çocukların sorularını yeterince yanıtlamak ile kaygılarını artıracak kadar çok bilgi vermek arasındaki dengeyi korumaktır.

Çocuklarınızın sorularını yanıtlarken önce onların bu konuda neler bildiğini ve duyduğunu anlamaya çalışın. Ardından yaşlarına uygun bir şekilde doğru bilgileri paylaşın, yanlış bildikleri veya yanlış yorumladıkları bilgileri düzeltin. Bu durumu kontrol altına almak için yapılan uygulamalardan bahsedin ve onları sağlıklı alışkanlıklar konusunda bilgilendirin. Bu konuda daha fazla bilgi edindikçe çocuklarınıza da anlatmaya devam edin. Çocuğunuz ilkokul çağındaysa yaptığınız açıklamaların kısa ve basit olmasına dikkat etmek, evde güvende olduklarını ve hastalanmaları halinde onlarla ilgilenecek yetişkinlerin olduğunu anlatmak da faydalı olacaktır. Cevabını bilmediğiniz sorularla karşılaştığınızda ise cevabı bilmediğinizi ama öğrendiğinizde onlara da açıklayacağınızı söyleyin.

 

 

 

Çocukların koronavirüs ile ilgili sorabileceği bazı sorular ve yanıtlarını şöyle örneklendirebiliriz:

  • Koronavirüs nedir?

İnsanları hasta edebilen bir çeşit mikroptur. Annenin grip olduğu zamanı hatırlıyor musun? Bu hastalık da ona çok benziyor ama bazı insanlar biraz daha fazla hasta hissedebiliyor, ateşleri yükselebiliyor, öksürebiliyorlar, bu yüzden nefes almakta zorlanabiliyorlar.

  • Koronavirüs nasıl bulaşır?

Grip ve soğuk algınlığı gibi bulaşır. Birisi öksürdüğünde veya hapşırdığında vücudundaki mikroplar dışarı çıkabilir. Bu mikroplar havaya salındığında 2 metreye kadar yani senin boyunun çok uzağına kadar taşınabilirler. Bu yüzden ailemiz dışındaki insanlardan 2 metre uzakta durmak önemli. Böylece mikroplu havayı solumayız. Eğer bir kişi bir yüzeye doğru öksürürse veya hapşırırsa mikroplar yüzeye bulaşabilir, sonra da o yüzeye dokunan sağlıklı kişilerin ellerine bulaşabilir. Bu yüzden ellerimize bulaşan mikropları vücudumuzdan uzaklaştırmak için ellerimizi sabunla iyice yıkamalıyız. Ellerini yıkarken yavaşça 20’ye kadar sayabilir ya da “İyi ki doğdun” şarkısını iki kez söyleyebilirsin. Ellerimizi yıkamadan ağzımıza, gözümüze, burnumuza dokunmamalıyız. Hapşırırken veya öksürürken peçete kullanmalıyız ve sonra peçeteyi çöpe atmalıyız. Peçetemiz olmadığında dirseğimizin içine öksürüp hapşırabiliriz. Böylece başkaları hasta olmaz.

  • ·         Evden neden çıkamıyoruz? Okula neden gitmiyorum?

Bilim insanları bu virüsün hızlı yayılabildiğini söylüyor. Ama insanlar birbirlerinden bir süre uzak dururlarsa bu kadar hızlı bulaşamaz. Bu yüzden bir süre evde olacağız, sen de derslerini evden yapacaksın.

 

ANNE VE BABALARIN BU DÖNEMDE ÖZ BAKIMLARINI İHMAL ETMEMESİ ÖNEMLİ

KOVİD-19’un salgın ilan edildiği ve ülkemizde de ilk vakaların görüldüğü günlerden bu yana bu hastalıkla ilgili kaygı ve korku yaşıyor olabiliriz. Özellikle genç yetişkinler ve çocuklar duygusal açıdan etkilendikleri bu durum karşısında daha kuvvetli bir stres reaksiyonu verebilir.

Anne ve babalar böyle dönemlerde çocuklarını bir öncelik haline getirirken kendi kişisel bakımlarını geri plana atabilirler. Ama öz bakım bir lüks değil, gerekliliktir ve çocuklarla sürekli bir arada olduğumuz yoğun stresli bu dönemde her zamankinden daha da önemlidir. Bu sebeple;

  • Fazla bilgi kaygı seviyenizi yükseltebileceği için sosyal medyadan ve resmi olmayan kaynaklardan gelen bildirimleri sınırlandırın. Çevrenizdeki insanların paylaştığı “kötü senaryo”lar endişenizi artırıyorsa duygusal olarak mesafe koymayı deneyin.
  • Aile bireyleriniz veya arkadaşlarınızla dijital yollarla iletişimde kalın. Kaygılarınızı ailenizle ve arkadaşlarınızla paylaşın ve bu duyguların geçici olduğunu kendinize hatırlatın.
  • Okulların kapanması ve işlerin eve taşınmasıyla anne ve babaların yalnız geçirdikleri zamanlar azaldı. Kendinize zaman ayırmak için duş alın, varsa köpeğinizi gezdirin, çocuklarınız uyuduktan sonra kitap okuyun. Bu dönemde zihninizi boşaltmanız ve zihninizi dinlendirebilmeniz önemli.
  • Sağlıklı seçimler yapın. Vücudunuza iyi bakın.
  • Her işi aynı anda yapamayabilir, bir gün içinde her işi tamamlayamayabilirsiniz. Kendinize gerçekçi hedefler belirleyin.
  • Hayatınızın olumlu ve kontrol edebildiğiniz yönlerine odaklanın.
  • Günlük rutininize keyif aldığınız aktivitelere tekrar zaman ayırmayı deneyin. Egzersiz yapın, stresinizi azaltmak için gevşeme ve rahatlama tekniklerini uygulayın.  Yemek yapmak ve resim çizmek gibi çocuklarınızla yapmaktan keyif aldığınız şeyler de yapabilirsiniz.
  • Kendinize karşı anlayışlı oln.
  • Eğer çok bunalmış hissederseniz bir ruh sağlığı uzmanından destek alın. 

OMO’DAN ÇOCUKLAR İÇİN EĞLENCELİ AKTİVİTE ÖNERİLERİ